içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Adalet Yerinden Kalkmasın

“Devlet” adlı yapılanma, insan topluluklarının huzur ve refah içinde yaşamayı sağlayacak ortak kurallara ve bu kuralların uygulanmasını gözetecek bir otoriteye duydukları ihtiyacı karşılamak için vardır. Yani devletin varlık sebebi ve amacı, adil toplum düzenidir.

Adil toplum düzenini sağlamak adına yürütülen kamusal faaliyetler de “önleyici” ve “onarıcı” olmak üzere ikiye ayrılır. Devlet, her sahada “önleyici” hizmetler sunarak adil toplum düzeninin bozulmaması için çalışmalı, bunu başaramadığı takdirde “onarıcı” hizmetler sunarak bozulan düzeni eski haline getirmelidir. Örneğin devletin sağlık sahasına ilişkin asli görevi, toplum sağlığını tehdit eden olgulara karşı karantina, aşı vb. “önleyici” tedbirler alarak vatandaşın hastalanmasını engellemektir; bu görevi yerine getiremediği takdirde ilaçlı tedavi, ameliyat vb. “onarıcı” hizmetlerle vatandaşın yeniden sıhhat bulmasını sağlayacaktır.

Yargı hizmetleri de “onarıcı” mahiyet taşır. Yani devlet, öncelikle valilik, kaymakamlık, kolluk vb. birimler vasıtasıyla suç işlenmesini önlemek için hukuki ve fiili tedbirler alır, buna rağmen kamu düzenini bozan bir haksızlık vuku bulursa da yargı makamları vasıtasıyla adaleti yeniden tesis eder.

Meseleye bu açıdan bakınca, yapılabilecek en mükemmel şekilde yapılmış olsa bile yargının sunduğu hizmetin -devletin hizmet sorumluluğu açısından- “kötü” ya da daha ılımlı bir ifadeyle “kötünün iyisi” olduğu sonucuna varıyoruz. Zira makul vatandaş, devlete, kendisine karşı suç işlendiği zaman suçluyu yakalayıp cezalandırmasından ziyade kendisine karşı suç işlenmesini önlemesi için vergi öder. Elbette suç işlenerek bozulan toplumsal düzenin eski hale getirilmesi çok önemli olmakla birlikte, daha da önemli olan düzenin bozulmamasıdır. Devlet, sözgelimi bir vatandaşının öldürülmesi üzerine derhal harekete geçmeli, suçluyu bulup cezalandırmalı ve böylece hem kamu vicdanını rahatlatmalı hem de ülkede haksızlığa göz yumulmayacağını göstererek suç işleme niyeti olan diğer kişileri caydırmalıdır. Ama bu yapılanların ölen vatandaşa bir faydası olmayacaktır. Devlete düşen asıl görev, vatandaşını öldürtmemektir.

Haksızlık yapan bir kişi bunun karşılığını görünce “Adalet yerini buldu!” diye seviniriz ya… Bu, aslında çok sevinilesi bir vaziyet değildir; bir bakıma devletin asli sorumluluğunu da gölgelemektedir. Zira aslolan adaletin yerini bulması değil, yerinden kalkmamasıdır.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI