ilansitesi.net

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

BOĞULMALARA DİKKAT !

Yaz aylarının gelmesi ile birlikte her yıl onlarca kişi boğularak hayatını kaybediyor. Of Devlet Hastanesi Başhekimi Op.Dr.Şaban UYSAL bu dönemde boğulma vakalarına dikkat çekti.

Dr. Uysal, boğulma vakaları ile ilgili açıklamalarda bulundu. Başhekim Uysal, yaptığı açıklamada “ Suda boğulmaların büyük çoğunluğu kaza sonucu gerçekleşmekte olup ölümlerin büyük bir kısmı da 20 yaş altında ve özellikle 1-4 yaş aralığı ile 15-19 yaş aralığında olmaktadır. Suda boğulmaların es sık sebepleri; Yüzme bilmeyenlerde, derinliği ve zemin yapısını bilmedikleri alanda serinlemek istediğinde olur. Yüzme bilenlerde ise, akıntı, dibi balçık yapılı zemin, çarpma, kramp, suda riskli hareketler, baygınlık, epilepsi, kalp hastalıkları ve su sporları kazaları gibi sebepler ile olmaktadır. Boğulmalar tatlı su ya da tuzlu su da olabilmektedir.” dedi. Uysal, yaptığı konuşmada bilgilendirmelerde bulundu ve şunları kaydetti: “boğulma olarak ikiye ayrılır. 1.) Kuru Boğulma: Suda boğulmaların yüzde 20’sini oluşturur. Çok az su yutulduğu halde boğazda spazm olur ve akciğerlere hava girişi olmaz. 2.) Su yutarak boğulma (Yaş boğulma): Boğulmaların yüzde 80’i bu şekilde olur. Çok su yutulup yutulan suyun miktarı kadar tatlı su veya tuzlu su olması, içeriğinde mikrop, yosun olup olmaması da önemlidir. Tatlı su boğulmalarında, akciğere gelen kan tamamen temizlenmeden tekrar dolaşıma katılır. Damarlar tarafından kan fazla çekilip dolaşıma geçer. Kalp yetmezliği gelişir. Hayati tehlikesi tuzlu suya göre daha erken olur. Tuzlu su boğulmalarında ise yutulan sudaki yoğunluk fazla olduğu için kan, damarlardan akciğere fazla sızar. Bu durum uzun sürebilir. Her iki durumda da vücut oksijensiz kalır. Karbondioksit kanda yükselir. Organ yetmezliği ve kalp durması olur. Tuzlu su ile boğulma olayını atlatanların 48 saat gözlem altında bulundurulması gerekmektedir.”


İLK YAPILMASI GEREKENLER
İlk yapılması gerekenleri anlatan Uysal, “Su da boğulmakta olan bir kişiye ilk yapılması gereken; can yeleği, can simidi v.b batmaz bir cisim ya da yüzme aracı atılmasıdır. Bunlarda yoksa uzun sopa, kayık küreği, ip v.b araçlar ile de yardım edilebilir. Yüzerek can kurtarma yöntemlerini bilmeyenlerin suya atlayarak kazazedeyi kurtarmaya çalışmaları yanlış bir durum olup çoğu kez kurtarıcının da hayati tehlikesine neden olmaktadır. Su yutmuş kişi sudan çıkarılır çıkarılmaz; Ağzındaki takma diş, yabancı cisimler hemen çıkarılmalıdır. Boyun kısmında omurga yaralanması olabileceği unutulmamalıdır. Başı iyice arkaya yatırılıp ensesinin altına destek amaçlı katlanmış elbiseler konabilir. Alt çenesi iki elle kavranıp aşağı ve geriye çekilir. Suni solunum ve kalp masajına en kısa zamanda başlanmalıdır. Bu işlemler bu konuda bilgi ve tecrübesi olan kişiler tarafından yapılmalıdır. Mümkünse bu işlemler iki kişi tarafından yapılmalı ve en az bir saat sürmelidir. Yeterli kan dolaşımı hızlıca sağlanmalıdır. Uygun koşullar sağlanınca da kazazede hastaneye nakledilmelidir. Vücut ısısı düşük olan boğulma tehlikesi atlatanları battaniyeye sarıp ısıtmak diğer önemli bir durumdur.” şeklinde konuştu. “


24-48 SAAT HASTANEDE GÖZLEM ALTINDA TUTULMALIDIR”
Doğru bilinen yanlışlara vurgu yapan Başhekim Uysal, “Akciğere dolan suyu; kazazedeyi baş aşağı pozisyona getirerek çıkarmaya çalışmak zaman kaybı olup, özellikle mideye kaçan suyun boşalmasını sağlamaktan başka bir işe yaramamaktadır. Ayrıca bu yapay solunum ve kalp masajı ile hayata döndürülebilecek vakalarda da gecikmeye neden olmaktadır. Boğulma riski atlatanlar hemen eve gitmemeli, en az 24-48 saat hastanede gözlem altında tutulmalıdır. Özellikle çocukların mutlaka yüzmeyi bilen kişiler ve ebeveynlerin kontrolünde yüzmesi, her ne kadar yüzmeyi çok iyi bilsek de boğulma riskinin her zaman olduğunu düşünerek çok dikkatli olunmalı.” diye konuştu.

YAZARIN DİĞER YAZILARI