içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

“YÜZYILA DERİN BAKIŞ”

Opr. Dr. Şükrü Esen

Okuduğum kitabın adı “Yüzyıla Derin Bakış”. Kitap 2021 Şubat ayında Özeller Matbaacılık tarafından Kastamonu'da basılmış. Yazarı Prof. Dr. Sâkine Esen Eruz, Demokrat Parti Kastamonu Milletvekili, Haydarpaşa Numune Hastanesi KBB Kliniği Şefi olan babası Opr. Dr. Şükrü Esen'in yüz yıllık hayatını okuyucuyla paylaşıyor. 348 sayfalık kitap ekleriyle beraber 467 sayfaya ulaşıyor, çok sayıda fotoğrafla ve anekdotlarla bezenmiş; yazarın 21 yıllık emeğinin ürünü.

Opr. Dr. Şükrü Esen, "Kastamonu'lu olmayı ayrıcalık sayan" Salim Efendi sülâlesinin bir üyesi olarak 1917 yılında dünyaya geliyor. Anadolu’nun ilk lisesi olan Kastamonu Lisesi’nden mezun olduktan sonra tıbbiye günleri başlıyor.

"1938'de Tıp Fakültesine kayıt oldum. … Hocalarımız İkinci Dünya Harbi'nde Almanya'dan kaçan, Atatürk'ün getirttiği Alman profesörlerdi. … Alman hocalar önceleri tercümanlarla ders anlatıyorlardı, sonra Türkçe'yi öğrendiler. … 1944 yılında Tıbbiye'yi bitirdim, İstanbul Üniversitesinde Prof. Dr. Ekrem Behçet'in yanına asistan olarak girdim. İhtisasımı 1951 yılının başında tamamladıktan sonra üst ihtisas için İsviçre'ye ve Almanya'ya gittim. Üniversitelerin Kulak Burun Boğaz Kliniklerine. Üst ihtisas stajı için ilkin Basel Üniversitesi KBB Kliniği direktörünün yanına gittim. Prof. Lüscher'in yanına. Kendisi İstanbul Üniversitesinde bir ay ders vermişti. Ben yardım ettim. Sonra bana, 'İsviçre'ye gel' dedi. Hükümetten döviz alamadım, kendi paramla gittim; şöyle ki, bir Yahudi'ye para verdik, Yahudi bana bir banka numarası verdi. … Bu numara karşılığında da Basel'de parayı aldım."

Tıbbıye'den mezuniyeti sonrasını ise kızı Sakine Eruz şöyle anlatıyor:

"Babam 1944'ün son ayında askere alınacak ve askerliğini 1947 yılına değin Devrek'te yapacaktır. … Devrek acı yumağıdır o tarihlerde … Babam anlatıyor: 'Kızım, [civar köylerden] ahali zorla gün altında çalıştırılıyordu. Öylesine fakir fukaralık vardı ki. Hastalar da gönderiliyordu kömür madenlerine. Elimden geldiğince rapor veriyordum, yoksa öleceklerdi yerin altında. Çok zor günlerdi.' [Yılmaz Erdoğan yapımı Kelebeğin Rüyası filmi bu arka planda başlar. TÖ] Askerlerin yatacakları şilte yokken, babam ormandan eğrelti otu toplatmış ve bu otlar kurutularak askerlere şilte yapılmış."

"Annemle evlenip Kastamonu'ya yerleştikten hemen sonra [1952 yılında] babam Kastamonu Devlet Hastanesinde KBB Kliniğini kuracak ve orada dur durak bilmeden bildiği bütün ameliyatları yapacaktır. … Öylesine yorulacak ki halk milletvekili seçilmesini istediğinde, annem babamın sağlığını da düşünerek rıza gösterecek. Sayısız hastayı tedavi eden babam seçim turuna çıktığında, köylerde onu tanımayan hiç kimse yoktur." Ve, babasının bir anısını aktarıyor, "Bir gün bir köyde köylülerle konuşuyorum. Biri çıktı dedi ki, 'Dohtor bey siz beni klinikten kovdunuz.' Şaşırdım, çünkü hiç kimseyi hiçbir zaman hiçbir yerden kovmamıştım, hele hele hastaysa. Adam devam etti, 'eğer kovmasaydınız şu yanımdaki oğlan yaşamıyor olacaktı.' Sonra anladım, adamın küçük oğlu difteri olmuştu, muhakkak gırtlağını açmam gerekiyordu, yoksa nefes alamayıp ölecekti, babası bir türlü izin vermiyordu. Çocuğun hayatını kurtarmak için adamı klinikten dışarı çıkartmıştım."

Dr. Şükrü Esen, 1957 seçimlerinde Demokrat Partiden Kastamonu milletvekili seçilir. 1960 İhtilali ile Yassıada'ya götürülür; 1961 Eylül ayında beraat edenler arasındadır.

1962 yılında Almanya'nın Baden Württenberg Eyaleti Nordrach Klausenbach beldesindeki sanatoryumda şef yardımcısı olarak çalışmaya başlar Dr. Şükrü Esen. Sonrasını yazardan dinleyelim…

"… babam Krefeld Tıp Fakültesi, KBB Hastalıkları Kliniğinde şef yardımcısı olarak iş bulacak ve biz Krefeld'e taşınacaktık. Krefeld'de babam KBB Hastalıkları Uzmanlık Alanı Diploması'nı Almanya'da kabul ettirecek ve kendisine burada kalması için teklifte bulunulacaktı. Ancak 1967 yılında … yeniden vatanımıza dönecektik. Babam görevine Türkiye'de devam etmeyi tercih edecek ve İstanbul'da Haydarpaşa Numune Hastanesinde KBB Kliniği Şefi olarak görevine başlayacaktı."

1982 yılında emekli olan Dr. Şükrü Esen, 1997 yılında hatalı bir ameliyat sonucu rahatsızlanıncaya kadar muayenehanesinde ve yazları Kastamonu'da Mehran köyünde hastalara hizmet vermeye devam etti. 2017 yılında, bir asırı geride bırakarak ebediyete intikal etti.

Esasen Opr. Dr. Şükrü Esen'in hayat öyküsü olmakla birlikte, kitap ecdadını, ailesini, yerli ve yabancı arkadaş ve meslekdaşlarını kısaca bir asırlık hayat yolculuğunda ona dokunan çok sayıda kişiyi de fotoğraflarla, anekdotlarla anlatıyor. Kitabı düz bir hayat öyküsünün ötesine taşıyan da bu özelliği zaten.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI